Ayın Konusu :

 

6-9 Aylık Bebeklerle Oyun

Anasayfa  >  Uzmanlar : 6-9 Aylık Bebeklerle Oyun
Paylaş

Çocuklarıyla oyun oynamak ‘ebeveynler için sıkıcı’ olmaktadır.

Deneyimler önemlidir. Özellikle de küçük bir çocukken edindiğimiz deneyimler. Çocuklarımızı sevgi dolu bir ortamda yetiştirmek, anne baba ve bakıcıları olarak onlara sağlayabileceğimiz en önemli şeylerden biridir. Doğru yetiştirme biçimi, yaşamının henüz başlangıcındaki bir çocuğun zekâ seviyesini yükseltebilir. Neredeyse kesinlikle, özgüvenini artırır ve okulda başarılı olmasını sağlar. Ancak bunların hepsinden daha önemlisi, çocukla anne babası arasında sevgi ve saygı bağı oluşturacak olmasıdır. Birlikte oynayan, dolayısıyla da birlikte araştıran, bulan, gülen, eğlenen ve öğrenen (zaten oyunun amacı da budur) kişiler arasında özel bir arkadaşlık bağı oluşur. Anne baba ile çocuk, birlikte oyun oynadıklarında, aralarındaki yapıştırıcı iyice kemikleşir.
Oyun oynamak eğlencelidir ve çocuğun doğal, rahat ve kendisine en uygun biçimde oynayarak öğrenmesine olanak sağlar. Keyif almak en uygun uyarılma durumunu yaratır: Öğrenecek kadar uyarılmış, ancak huşu içinde olacak kadar fazla uyarılmamış. Küçük bir çocuk sizin desteğinizi ve yumuşak rehberliğinizle, daha ilk engelde pes etmeyecek kadar kendisini güvende hissedebilir.
“Oyun oynamak eğlencelidir ve çocuğun doğal, rahat ve kendisine en uygun biçimde oynayarak öğrenmesine olanak sağlar.”

Yaşamının ilk günlerinde kucağınızda salladığınız küçük çocuk minik bir insana benzese de, beyni tam gelişmiş olmaktan henüz çok uzaktır. Yeni doğmuş bir bebeğin beyni normal bir yetişkinin beyninin üçte biri kadardır ve daha gelişecek çok nöronları (beyin hücreleri) ve oluşacak bu nöronlar arasında kurulacak milyonlarca bağlantı vardır.

 

Beynin, nefes alma, sindirim ve uyuma gibi “bitkisel” süreçleri kontrol eden parçası gelişmiş olmakla birlikte algılama, hareket, öğrenme ve hafıza ile ilgili alanları henüz olgunlaşmış olmaktan çok uzaktır. Gelecek birkaç yıl içinde çocuğun beyni önceleri koşarak, sonraları da yavaşça ama güvenli olarak olgunluğa doğru yürüyecektir.
Deneyim, beynin olgunlaşmasında ciddi bir etkiye sahiptir. Bu etki, uyarılmadan, kendi halinde gelişen beyinlerle uyarılma olduğu durumlardaki gelişmeler kıyaslanarak görülebilir. Örneğin, yaşamlarının ilk aylarında şaşı olan kedi yavrularının, beyindeki görme merkezinde normalde iki göz için var olan görme hücreleri asla gelişemediğinden, diğer normal yavrular gibi nesneleri üç boyutlu göremediklerini biliyoruz.
Her ne kadar kimse beyinlerini incelememiş olsa da küçük yaştaki şaşı çocukların da üç boyutlu görme duyusundan yoksun olduğunu varsayabiliriz. Normal bir gelişim sağlamak için, görme merkezi her iki gözden de sinyal almalıdır. Yine biliyoruz ki, yalnız başlarına büyümeye bırakılan sıçanlarda (ki bu durum onların oyun oynamalarını engellemektedir) beyin zarı (serebral korteks), sosyal ortamda gelişim gösteren sıçanlara göre daha incedir. Sıçanlarda beyin zarı, insanlarda da olduğu gibi, beynin algılama, hareket, öğrenme, hafıza ve düşünceyle ilişkilendirilen bölgesidir.
Uyarı eksikliği beynin gelişimini etkiler, ama bu demek değildir ki uyarılar her zaman iyidir. Etkinliklerde çocuğun kişiliği ve o andaki ruhsal durumu dikkate alınmalıdır. Bazı çocuklar diğerlerine göre daha ihtiyatlıdır. Bazen de çocukların değişimden hoşlanmadığı anlar olabilir. Bazıları yüksek seviyede heyecandan hoşlanırken, diğerleri sakinlikten ve sessizlikten hoşlanır. Bu kitaptaki oyunları, bunları aklınızda tutarak kişiselleştirin. Ayrıca unutmayın ki, burada verilen yaş grupları sadece referans içindir. Çocuklar değişik yaşlarda olgunlaşırlar. Eğer bir etkinlik, “2 yaşından itibaren” diyorsa ve çocuğunuz bu etkinlikten 6 yaşında da hoşlanıyorsa aldırmayın. O etkinlikten hâlâ hoşlanıyor ve onu istiyorsa hâlâ öğreniyor demektir.
Son olarak da, unutmayın ki, çocuklar sevdikleri tarafından bir şeyi yapmaya zorlanırlarsa tek seçenekleri kendilerini kilitlemeleridir. Hırs, içten gelmelidir. Her zaman için çocuğu bir etkinliğe zorlayarak sokmaktansa, istediği için dahil etmek daha iyidir. Bugün o oyunu oynamak istemiyorsa, zorlamayın. Daha çok yarınlar var.

Paylaş